• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • green color
  • red color
Günün İçinden
  • Pause
  • Previous
  • Next
1/10
NURLARA GARK OL SEYFI BABA

Seyfi Baba çekti gitti / SAVAŞ AY

Bodrum Torba Köyü'nde kapı komşum bir çift var.
Kız tarafı bizden, Gaziantepli fotoğraf sanatçısı Yıldız Yurtsever. Namı diğer "Keyife" yani. Eşi de İsviçreli York. Ama hepimiz "Yörük" diyoruz ona.
Yıldız'ın babası 6 ay önce hakkın rahmetine kavuştu.
Günler geceler boyu ağladı, acılandı arkasından Keyife.
Yaşlı adam çok eski bir gazeteci, yazar, şairdi. Dahası dünyanın en matrak, çelebi, rint adamlarındandı Seyfi Baba.

 

92 yaşına kadar sağlıklı, mutlu, tat-tuz yerinde yaşamıştı ohhh.
Ailesi, kızı gibi tekmil Gaziantep yas tuttu arkasından.
Herkes onun efsane hikâyelerini tekrar tekrar anlatarak andı adını. 

SADECE ENSEM BİLE
Mesela şöyle sohbetler oldu:
İlk defa hastaneye yatışı ve ameliyat oluşu 92 yaşına denk geldi Seyfi Amca'nın. Onun çok hoşuna gitti. Öyle hoşuna gitti ki; "Neyse ölmeden önce emekliliğin hayrını gördük" dedi. "Neyin var Seyfi Amca"diyen doktora, "Acım var, param yok" dedi.
Canım acıyor dediğinde, hemşire geçecek deyince bu sefer de; "Yüreğim yanıyor" dedi. "Ne acılar içindeyim, bilemezsiniz?
Sadece ensem üç türlü ağrıyor"
dedi.
Hastaneye girdiğinde boş olan odalar ve salon dolunca "Bu kalabalık nedir?" diye sordu; "Bugün çok hasta geldi" diyen görevlilere; "Ayağım uğurlu geldi" dedi.
Karısı Düriye hanım'a "(Düriş) hanım geldiler artık hazırlan" dediğinde; Düriş, ona "Git canım sen nereye gitmek istiyorsan ben gelmiyecem" dediğinde ise o; Azraille şakalaşmaya devam etti. 

 


KAÇ PARMAK

Bir ara nefesini ve boynundaki damarını kontrol eden torunu Simin'e onu ısıracakmış gibi yaparak korkuttu. Çoğu sözlerini gözü kapalıyken yaptı.
Hasta yatağında sözleri hiç hastalanmadı.
Beyni de, aklı da başındaydı.
Şairliği de, şakacılığı da hiç elden bırakmadı.
Çocukları an be an yazdılar onun vecizelerini.
Onlara son kez anlatıyordu, neredeyse 100 yıllık hayatını.
Son dakikalarda; "Hayatın bir parmak lezzeti var, On parmak eziyeti" diyordu.
Doğançay Mezarlığı'nda toprağa verdik onu. Başında herkes baklava yiyordu. Şakalarını anlatıyordu herkes. Herkes gülümsüyordu. Kahkahayla uğurlamıştık onu.
Gülerek bırakmıştı hepimizi, mezarlık çocuklarını, cenaze levazımatçısını, çocuklarını, bizi.
Gaziantepli Seyfi Baba şaka yapa yapa öldü.

Daha nasıl güzel yaşar daha güzel nasıl ölür insan? Nurlara gark ol Seyfi Baba.

 

26 Temmuz 2010, Pazartesi

PaylaÅŸ

Devamı
 
TORBA HAKKINDA
HUZURUN GÜRÜLTÜDEN SAKLANDIĞI BİR YER HUZURUN GÜRÜLTÜDEN SAKLANDIĞI BİR YER GELİN TORBA SİZİ DE AĞIRLASIN TORBA HAKKINDA BİLMENİZ GE...
 
TORBA HABER
PARAYI BASAN DÜDÜGÜ CALIYOR MU ? PARAYI BASAN DÜDÜGÜ CALIYOR MU ? PARK YASAGI VE CEKME BÖLGESI Bir süre önce Bölge Trafik Denetleme İst...
TORBA'LI ÜNLÜLER
ÜNLÜLERİMİZ ÜNLÜLERİMİZ   TORBA'NIN ÜNLÜLERİ TORBA SEVDALILARI TORBA'DAN KOPAMAYANLAR     ...
 
RESTORANLAR
CİBALİKAPI BALIKÇISI TORBA'DA... CİBALİKAPI BALIKÇISI TORBA'DA...         Haliç ve Moda’daki iki şubesi ile yaklaşık 10 yıldır...
KONAKLAMA
EN SALAŞTAN EN LÜKSE TORBA'DA KALINIR EN SALAŞTAN EN LÜKSE TORBA'DA KALINIR N E R E L E R D E K A L I N I R  ?        ARMAĞAN APART      ...
 
KÖSE YAZARLARI
SANAT HABERLERI SANAT HABERLERI     • ERDİNÇ BAKLA "HEYKEL" SERGİSİ / ORHAN KEMAL MEYDANIhttp://www....
BODRUM HAKKINDA
BODRUM HAKKINDA BODRUM HAKKINDA BİLSENİZ İYİ OLUR YAPMADAN DÖNMEYİN   Bodrum Kalesi'ni ve Sualtı MÃ...