• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • green color
  • red color
ATEŞİ SOBANIN İÇİNDE TUTMAK!...

AYHAN ONGUN


“Bizim görevimiz ateşi yok etmek değildir. Ateşi sobanın içinde tutarak, faydalı hale getirmektir.”

TBMM’ ne sunulan anayasa değişiklik tekliflerine yönelik, özden çok biçime yönelik eleştiriler ya da AKP hükümetinin niyetini sorgulamaya dönük ön yargılar; giderek toplumu iki kampa bölecek gibi görünüyor.

 

Daha da kötüsü bu kamplaşma, değişimin nasıl olması gerektiği üzerine değil! Değişimden yana olanlarla; değişime karşı olan, değişime direnen statükocuların mücadelesi yaşanıyor.



Kuşkusuz, önerilen değişikliklerin bir toplumsal uzlaşma sonucu hazırlanmadığı, taslağın itirazlara açık yanlarının olduğu bir gerçek. Ama bu taslağın düzeltilmesi, yeni önerilerle daha çok kabul edilir hale gelmesini sağlamak yerine belli kesimler bu değişiklerin daha sonra, yeni oluşacak mecliste yapılması, daha doğrusu hiç yapılmamasını istiyorlar.

Özetle; mevcut sistemden beslenen, bu sistemin kendilerine sunduğu sınırsız yetkilerin ellerinden gitmesinden endişe duyan asker-sivil elit bürokrat kesim( yüksek yargı mensupları da dahil) cumhuriyet tarihinde ilk kez böylesine yakına gelen; gerçek anlamda sivil, demokratik bir anayasa yapılmasına olanak verecek değişiklerin yapılmasını engellemeye çalışıyorlar. Toplumda heyecan uyandıran bu ateşi sobanın içinde tutmak yerine, söndürmek istiyorlar.

Şimdiye kadar söndürülen hayallerimiz, umutlarımız, geleceğe ilişkin beklentilerimiz gibi; şimdilerde yeşermeye başlayan demokrasi umudumuzu da soldurmak, bu ateşi söndürmek için tüm kozlarını oynuyorlar.

Gönül isterdi ki; hazırlanan bu anayasa değişiklik taslağının içerisinde siyasi partiler ve seçim yasaları da olsaydı, seçimlerin daha demokratik yapılmasına yönelik düzenlemeler de yer alsa, halk iradesinin parlamentoya yansımasının önünde engel olan seçim barajı kaldırılsaydı. 

Gönül isterdi ki, böyle bölük-pörçük değişiklikler yerine tüm toplumun üzerinde mutabık kalacağı yepyeni bir anayasa yapılsa; kamu vicdanında derin bir yara olarak duran 12 Eylül askeri vesayet anayasasından bir defa da kurtulabilsek! Rövanş mantığıyla, intikam duygularıyla değil; gelecek kuşaklara aktarmak, tarihe not düşmek adına darbeciler yargılansa, bir daha hiçbir gücün darbe yapmak bir yana, darbe fikrini dahi telaffuz edemeyeceği bir anayasal sistemi bu ülkede kalıcı hale getirebilsek.

Kürsü dokunulmazlığının dışında herkese dokunabilen, hangi konumda olursa olsun suç işleyen herkesin adil biçimde ve ayrımsız yargılandığı, insan hakları ve özgürlüklerin güvenceye alındığı bir hukuk sisteminin egemen olduğu, demokratik bir ülkede yaşayabilmenin o dayanılmaz hazzını yaşayabilsek.

Giderek daha da kirlenen siyaset kurumunu halkın tüm kesimlerine hitap edebilen bir platform haline getirebilsek, siyasi partileri lider sultasından kurtarabilsek, başkan ve adamları yerine herkesin eşit koşullarda siyaset yapabildiği kurumlar haline dönüştürebilsek;

En önemlisi, ön yargılarımızdan kurtulup, kişisel hırs ve beklentilerimiz yerine toplumsal projeler etrafında birleşebilsek, birbirimizi anlamaya çalışsak, bizim gibi düşünmeyenlerin fikirlerine de saygı gösterebilecek olgunluğa ulaşıp, farklılıklarımızı bir zenginlik olarak değerlendirebilsek;

Ayrışan değil; birleşen, örtüşen yanlarımızı öne çıkarsak ve el ele verebilsek barış, demokrasi karşıtlarına inat!

Gelecek, güneşli, güzel günler için;
Çocuklarımız aç, babaları işsiz kalmasın, 
Analar ağlamasın, bitsin bu anlamsız terör diyorsak;
Korkularımızın esiri olmuş yüreklerimiz üşümesin diye,

“Söndürmesek sobada yanan ateşi………………………………………………………………………………….


Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Paylaş

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Günün İçinden
  • Pause
  • Previous
  • Next
1/10
TORBA CiNAYETi

AYTEN KIVILCIM'IN KATiLi HALEN BULUNAMADI

SAVAS AY TORBA CINAYETININ TAKIBINDE

17 yaşındaki liseli Ayten Kıvılcım'ın öldürülmesinin üzerinden 2 ay geçti, hala bir ipucu bulunamadı.  Zincirleme hatalar bir bir ortaya çıktı

 

1 EYLÜL 2010

 

Henüz 17 yaşında olan liseli Ayten Kıvılcım cinayetinin soruşturması, olay üzerinden 2 ay geçmesine rağmen sonuçlanamıyor.Okul müdürü başta olmak üzere bazı idareciler, Ayten'in ailesinin tam 3 kez "Kızımız M. adlı öğrenci tarafından sürekli sözlü taciz ve tehdit ediliyor" şikâyetine, yakınlarının yanında tuhaf bir yanıt verdi. Ailenin iddiasına göre, Müdür Bey, "Ayten evladım, böyle kuru laflarla bir şey ispatlanmaz. Bir daha rahatsız edilirsen fiili durum yarat. M.'nin kafasına bir şey at. Kızıp karşılık versin ki onu okuldan atalım" dedi. Aile bu duruma tepki gösterip: "Şu anda cinayetin 1 numaralı zanlısı olarak sorgulanması süren bir gence, 17 yaşında bir kızın fiili karşılık vermesini istediler. Bu nasıl öğretmenlik, okul idareciliği?" diyor.

 

'KIZINI KULLANIYORUM' 
Talihsiz kızın babası Necati Kıvılcım'ın bir diğer iddiası da çok çarpıcı: " M. denen bu çocuk, bir sabaha karşı 02.30'da beni telefonla aradı. Sarhoşluktan dili dolanıyordu. Bana 'Sor bakalım kızına. Onu her fırsatta nasıl s...um. Onu nasıl kullanıyorum' diye konuştu, deliye döndüm. Bağırmama kızım uyanıp geldi. Elimden telefonu alıp çocuğa küfür etti. Sabah savcılığa gidip suç duyurusu yaptık. Jandarmaya da çektirdik. Komutan kızıp iki de tokat vurdu. Elimi öpüp özür diledi. Savcı Bey önlem olarak telefona dinleme koydurdu ama iş işten geçmişti." 

 

 


HASTANEYİ BASTI

Genç kız yaşadığı stresten depresyona girdi. Bir akşam yine M.'den gelen bir tehdit telefonundan sonra baygınlık geçirip hastaneye kaldırıldı. Tedavisi sürerken M. gizlice hastane koridoruna sızdı. Refakatçinin tuvalete gitmesini fırsat bilen M., kızın odasını basıp, yatağında yarı baygın yatan kıza tehditler yağdırmaya devam etti. Diğer hastalar duyup refakatçiyi uyardı. Ailenin kantinde beklemekte olan diğer fertleri durumu öğrenince odaya koştu. Görevlilerin ve doktorların çabasıyla linçten kurtulan ve özür dileyen M. yine serbest bırakıldı. Genç kız kaybolduğu gün aile emniyete ve jandarmaya başvurdu: "24 saat geçmeden kayıp işlemi yapılmaz. Bunalıp sıkılmıştır. Yakında döner" diyerek geri yollandılar. "Bu kayıtlar her hafta otomatik olarak silinip kendini yeniler" yanıtı aldılar. 

35 YAŞINDAKİ O ADAM
Bazı görgü tanıkları "Ayten Kıvılcım'ın 35-40 yaşlarında İstanbul'dan gelmiş tatilci bir iş adamıyla gezdiğini, oldukça samimi göründüklerini" ileri sürdü. Genç kızın kaybolmasıyla beraber o meçhul iş adamı da Bodrum'u terk etti. 

UYGUNSUZ FOTOĞRAFLAR 
Ayten Kıvılcım'a çok yakın olan bir kız arkadaşı; "Adını söylemediği bir erkek arkadaşı onunla birlikte olurken fotoğraflar çekmiş. 'Bunları babana, kuzenlerine gösteririm, internette yayarım' diyerek her istediğini yaptırıyormuş. Ağlayarak anlatıp, 'Mecburen aramız iyi gibi davranıyorum. Çok çaresizim' diyordu" dedi. 

NAMAZ HOCASI
Babası ağlayarak: "Namaza başlamıştı. Kitaplar aldık, namazı, duaları ezberliyordu. Derslerine yardımı olur diye bilgisayar da alıp internet bağlattım. Bu hepimizin sonu oldu. Artık hep internet başındaydı. 'Tıkla Kazan' diye projeleri okulda birinci oldu diye ses etmiyorduk. Ben emekli şoförüm. 70-80 lira fatura gelince interneti kapattırdım. Jandarma olaydan sonra bilgisayarı incelemeye aldı."
Sızan bilgilere göre genç kızın bilgisayarında pek çok erkek arkadaşına yazdığı aşk şiirleri ve duygusal yazışmalara da rastlandı.



20 KİŞİLİK ÖZEL TİM 
İzmir Adli Tıp Merkezi bazı konularda yetersiz kalınca, cesetten alınan bazı parçaları İstanbul Adli Tıp Kurumu'na yolladı. 10 gündür tamamlanamayan otopsi yüzünden aile perişan oldu. Torba Mezarlığı'nda hazırlanan mezara genç kızın çeyizindeki gelinliği ve fotoğrafıyla giden aile acı içinde. Cesedin bulunduğu yere giden arkadaşları oraya begonviller ve eşarplar asarak Ayten'i andı. Olayı soruşturan Jandarma yetkilileri ise geniş bilgi vermekten kaçınıp: "20 kişilik özel bir tim kuruldu. Gece gündüz çalışıyoruz. Çok yakında netice alacağız. Katilin kimliği şaşırtıcı olacak" diyor.

Devamı
 
TORBA HAKKINDA
HUZURUN GÜRÜLTÜDEN SAKLANDIĞI BİR YER HUZURUN GÜRÜLTÜDEN SAKLANDIĞI BİR YER GELİN TORBA SİZİ DE AĞIRLASIN TORBA HAKKINDA BİLMENİZ GE...
BODRUM HABER
SANAT HABERLERI SANAT HABERLERI EROL ÜNAL BODRUM'DA AÇILACAK 6 SERGİ - DEVAM EDEN 20 SERGİ VAR... KAÇIR...
 
TORBA HABER
DUYURU DUYURU HAYVAN HAKLARI DERNEGINE YARDIM Hayvan hakları derneğine yardım için insa...
TORBA'LI ÜNLÜLER
ÜNLÜLERİMİZ ÜNLÜLERİMİZ   TORBA'NIN ÜNLÜLERİ TORBA SEVDALILARI TORBA'DAN KOPAMAYANLAR     ...
 
RESTORANLAR
CİBALİKAPI BALIKÇISI TORBA'DA... CİBALİKAPI BALIKÇISI TORBA'DA...         Haliç ve Moda’daki iki şubesi ile yaklaşık 10 yıldır...
KONAKLAMA
EN SALAŞTAN EN LÜKSE TORBA'DA KALINIR EN SALAŞTAN EN LÜKSE TORBA'DA KALINIR N E R E L E R D E K A L I N I R  ?        ARMAĞAN APART      ...
 
KÖSE YAZARLARI
KiN DORUĞA VARMADAN KiN DORUĞA VARMADAN B A L L I   P A R M A K M.YENER YURTSEVER Dürüstlüğe adanmış bir ömr...
BODRUM HAKKINDA
BODRUM HAKKINDA BODRUM HAKKINDA BİLSENİZ İYİ OLUR YAPMADAN DÖNMEYİN   Bodrum Kalesi'ni ve Sualtı M...
 

TORBA'DA HAVA

Click for Bodrum, Turkey Forecast

ATATÜRK

SON DAKİKA

GÜNÜN SÖZÜ

KISA BAŞLIKLAR

GÖZÜN GÖRDÜĞÜ
KULAĞIN DUYDUĞU

ZİYARETÇİ